Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Kasım Yenigün, Dünya Su Günü’nde NTV Programında Önemli Açıklamalarda Bulundu

22 Mart Dünya Su Günü’nde NTV programına konuk olan Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kasım Yenigün, dünyada ve ülkemizde görülen iklim değişliği ve su krizi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Kasım Yenigün, 22 Mart 2024 tarihinde Atatürk Arberetumunda NTV programına katıldı. Prof. Dr. Yenigün, dünya genelinde bulunan suyun %97,5 tuzlu su olduğu ve sadece %2,5’luk tatlı su olduğunu dile getirerek bunun büyük kısmı kutup ve yer altında olduğunu yer üstü sularının çok az kısmının insanların kullanımında olduğunu dile getirdi.

Yıllık su tüketimi 54 milyar metreküp olan ülkemizde, bu suyun 40 milyar metreküpü (%74) sulama, 7 milyar metreküpü (%13) içme-kullanma, 7 milyar metreküpü ise(%13) sanayi suyu ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanıldığını ifade eden Prof.Dr. Yenigün bu kullanımlarla günümüzde ülkemizin su krizinde olduğunu ancak 2030 yılında Türkiye’nin su fakiri bir ülke olacağına dikkat çekti. 2030 yılında ülkemizde nüfusun %10 artacağı öngörüldüğünü bununla birlikte su kaynaklarının %20 oranında azalacağının altını çizen ve ülkemizin gelecekte ciddi bir su kıtlığına gireceğini söyleyen Prof.Dr. Yenigün bugün bolca kullanılan suların bulunamayacağını ve insanların daha az su kullanımına adapte olması gerektiğini ifade etti.

“Az suyla yaşamayı öğrenmeliyiz”

Ülkelerin iklim ve su krizini yönetmek adına önlemler aldığını söyleyen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kasım Yenigün, ülkelerin karbon azaltımı ve su kaynaklarının etkili kullanılmasına yönelik çok sayıda projeler gerçekleştirdiklerini dile getirerek bu projeler arasında az miktarda su ile yaşamaya uyum sürecine yönelik uygulamalar olduğuna dikkat çekti. Ülkemizde bugün kullanılan kişi başı günlük 180 litrenin gelecek yıllarda 150 litreye 2030 yılından sonra ise 125-100 lt arasında olacağına dikkat çekerek insanların az suyla daha verimli bir yaşamı öğrenmesi gerektiğini hatırlattı.

Ülkemizde iklim değişikliği ve su krizi ile ilgili çalışmalar yapan iki kurum olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yenigün, ülkemizde de Devlet Su İşleri (DSİ)’nin, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile havzalardaki verileri kullanarak su yönetim planı hazırlandığını belirtti. İki kurumun yaptığı çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Yenigün, yerli ve milli olarak üretilen Ulusal Su Bilgi Sistemi ile milli su envanteri ile karar vericilere destek sağlayarak, ülkemizin su yönetimi politikasını belirlendiğini söyledi.

İklim krizinin faturası ağır olacak

Son 30 yılda dünyanın sıcaklığının 1,20 C yükseldiğini söyleyen Prof. Dr. Yenigün, 2030-2050 yılları arasında bu sıcaklığın 60 C’ ye dereceye kadar çıkacağına dikkat çekti. Son 30 yılda 2700 afetin rapor edildiğini ve 900 insanın bu afetlerde can verdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yenigün, iklim krizinin insan hayatını nasıl etkileyeceği ve bu değişime insanların hazır olup olmadığı sorusunu sordu.

İklim krizine dair ülkemizde alternatif çözüm yolları üzerinde durulduğundan bahseden Prof. Dr. Yenigün, büyük kısmı tarım alanında kullanılan suyun yönetiminin düzenlenmesi ve çiftçilere eğitim verilmesi gerektiğini söyleyerek damlama sulama yönteminin yaygınlaştırılması, yaz aylarında buharlaşmanın azaltılması için gece sulama ve az su isteyen bitkilerin kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğinin altını çizdi.

Eldeki suya göre doğru bitkiye yönelmenin ve bunun eğitiminin önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yenigün, suyun fiyatlandırılmasının da aşırı su tüketimini azaltmaya yönelik bir önlem olduğunu vurguladı.

2023 yılında başlatılan Su Verimliliği Seferberliği’nin önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yenigün, suyun verimli kullanılmasının devletin her kademesi tarafından benimsenmesinin buna yönelik atılan adımların önemli olduğunun altını çizdi. Ayrıca Rektör yardımcımız, Birleşmiş Milletler tarafından 30 Mart’ın “Sıfır Atık Günü” olarak ilan edildiğine ve bunun önemli bir farkındalık olduğunun değindi.

Suyun gözle göremediğimiz şekilde tüketildiğini dile getiren Prof.Dr. Yenigün, fazladan alınan bir gömleğin üretimi için çok fazla su harcandığına dikkat çekerek su verimliliğinin her alanda önemli olduğuna dikkat çekti. Su kullanımın verimli hale getirilmediği takdirde tarımda üretilen ürünlerin değişeceğini ve buna bağlı olarak damak tadının ve gastronominin de değişeceğini vurgulayan Prof. Dr. Yenigün, su verimliliğinin arttırılmasına yönelik devletin önemli adımlar attığını dile getirdi.

Devletin kardeş su şehri uygulamaları, taşkın kanun çalışmaları, meskenlerde yağmur sularının biriktirilmesine yönelik uygulamaların da hayata geçirileceğinden bahseden Prof. Dr. Yenigün, suyun gelecek kuşaklara aktarılması için tarımdan sanayiye ve eve kadar hayatın her alanında verimliliğe yönelik adımların sıkı bir şekilde uygulanması gerektiğine dikkat çekti.